Tuncer Şengöz 15 Kas 2007

elliott.jpeg

Kendi adıyla bilinen Dalga Prensipleri’ni bulan Ralph Nelson Elliott, pek çok insanın zannettiği gibi bir akademisyen, spekülatör ya da finans profesyoneli değil. Dahası Elliott, finansal analizde bir devrim niteliği taşıyan Dalga Prensipleri’ni keşfederek, kendi yaşamıyla ilgili büyük kazanımlar elde etmiş bir insan da değil.

Amerika İç Savaşı’nda savaşmış bir dedenin torunu ve Philadelphia yakınlarında bir çiftlik sahibi olan tüccar bir babanın ikinci çocuğu olarak 1871 yılında dünyaya gelen Ralph Nelson’ın çocukluğu, Illinois’de küçük, ama varlıklı bir çiftçi kolonisinde geçmiş. Aile 1880 yılında Texas eyaletinde San Antonio’ya taşınmış ve küçük Elliott bu dönemde ana dili gibi İspanyolca konuşmayı öğrenmiş. 1891 yılında 20 yaşına geldiğinde, o dönemde yaşanmakta olan demiryolları furyasının ortasında, çalışmak üzere ailesinden ayrılmış ve Mexico’ya yerleşmiş, tüm yirmili yaşlarını burada geçirirken, demiryolları sektöründe değişik pozisyonlarda görev yapmış.

R. N. Elliott’ın hangi eğitimi aldığı bilinmiyor, ancak 1896 yılına gelindiğinde, kendisini bir muhasebeci olarak görüyoruz. Muhtemelen bir alaylı olarak edindiği birikimlerin sayesinde Elliott, bu tarihten itibaren 50’li yaşlarına kadar, Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika’da etkinlik gösteren firmalarda yönetici pozisyonunda çalışmış. Tüm bu süre boyunca, daha sonraki bir yazısında, “aşırılıklar ülkesi”, diye adlandıracağı Latin Amerika topraklarında, değişik sınıflardan insanlarla tanışmış ve hastalıklar, cehalet, ahlaksızlık ve zenginlik, aydınlanma ve erdemlerin birarada bulunduğu bu topraklarda çok çeşitli birikimler edinmiş. Çok değişik kültürlerin içinde geçen orta yaş döneminde, sanayi devriminin dramatik gelişmelerine bizzat yaşarak tanık olmuş. Devrimler, savaşlar ve kargaşalarla dolu bu dönemde, bir gecenin içinde herşeyin dramatik ölçekte nasıl değiştiğini gözlemlerken, insan etkinliklerinin bir başka alanını oluşturan hisse senedi piyasaları ile ilgili görüşleri de şekillenmeye başlamış olmalı. Ancak, bu dönemde Elliott’ın hisse senetleri piyasasına ilgi duyduğuna dair hiçbir belge yok.

1902, ya da 1903 yılında, Mary Elizabeth Fitzpatrick ile evlendikten sonra, genç çiftin yaşamında A.B.D. ile Latin Amerika ülkeleri arasında yapılan seyahatler dönemi başlamış. Bunda, 1911 yılında başlayıp, 1914 yılında Birleşik Devletler’in Veracruz’daki Meksika limanı’nı işgaliyle devam eden Meksika-A.B.D. gerginliğinin de etkisi olsa gerek. Elliott ailesi, 1914 yılında antik Maya uygarlığının arkeolojik kalıntılarının bulunduğu Yucatan yarımadasına taşınmış. Elliott’ların bu bölgede üç yıl yaşadıkları tahmin ediliyor. Yaşamının daha sonraki aşamalarında, Dalga Prensipleri’ni duyururken sıkça sözünü edeceği “döngüler”le ilgili düşünceleri ile Maya tarih anlayışı arasındaki benzerlikler, Elliott’ın yaşamının bu döneminde edindiği bazı birikimlerle ilişkili olabileceğini düşündürüyor.

Ancak, 1919 yılına kadar uzanan Meksika, Guatemala, El Salvador, Honduras, Nikaragua, Kosta Rika ve Panama arasında geçen 5 yıllık dönem, Elliott’ın ciddi iş sorunları ile yüzyüze kaldığını ve yaşamında istikrarsız bir dönemin başladığını göstermesi bakımından önemli. Elliott’ın daha sonraki zamanlarda muhasebecilik ve işletme ile ilgili yazdıklarından, yaşamını kazanmak için herhangi bir işle meşgul olmak yerine, hoşlandığı, ilgi duyduğu ve yeni fikirler geliştirmek istediği alanlarda çalışmak isteyen, inatçı bir kişilikle karşı karşıya olduğumuzu anlıyoruz.

Dönem dönem, A.B.D.’ye geri dönse de, Ralph Nelson Elliott’ın ısrarla Latin Amerika’da çalışmak istediği anlaşılıyor. Bunun nedeni, bu bölgede ciddi bir kariyer ve saygınlık edinmiş olması gibi görünüyor. Ancak, 50’li yaşlarına gelen Elliott’ın yaşamında ani bir değişiklik olduğunu ve bilinmeyen bir nedenle A.B.D.’ye dönerek New York’ta yaşamaya karar verdiğini öğreniyoruz. 1919 sonlarında başlayan dönem, yedi yıl sürmüş ve Elliott demiryolları sektörünün bir yan alanı olan, lokanta ve kafeterya işletmeciliği üzerinde çalışmaya başlamış. Bu dönemde, Elliott’ın lokanta ve kafeterya işletmeciliği ile ilgili yazılar yazdığını ve bu yazıların çeşitli dergilerde yayınlandığını görüyoruz.

1920’li yılların ortalarında tanıştığı, Dr. Jeremiah Whipple Jenks’in, Elliott’ın görüşlerini oldukça derinden etkilediği tahmin ediliyor. Jenks, toplumsal problemlere, katı kurallara dayalı erdemler yoluyla çözüm bulmaya çalışan bir ahlakçı. 1906 yılında yazdığı İsa’nın Yaşamı ve Öğretisi’nin Siyasal ve Toplumsal Önemi isimli kitabında Jenks alıntılar ve kendi yorumlarıyla şunları söylüyor:

“Her toplum, insan doğası (…) üzerine inşa edilmiştir. Her toplum bir diğerinden farklı olsa da, sözkonusu olan temel yönlendirici güç olduğunda, bireyler, her ülkede ve her dönemde hemen hemen aynıdır…

“İnsanı anlamak için, bireysel insanın ötesine, eylemlerine ve ilgi alanlarına bakmak ve onun diğer bireylerle ilişkilerine dikkat etmek gerekir.” –Carlyle

“Sıklıkla, gruplar, toplumlar veya uluslar halinde hareket eden insanlar, bireysel davranışlarından çok farklı bir şekilde davranırlar.”

“Bireylerin önemli bir yoğunluk alanı olan sosyal davranışın büyük bir kısmı, özgün olmaktan ziyade, itkiseldir; bu nedenle de tarihteki dramatik olayların çoğu, itkisel sosyal eylemin bir sonucudur.” – Giddings

Yaşamının daha sonraki dönemlerinde Dalga Prensipleri’ne konu olan görüşlerini, Elliott’ın yukarıdaki kaynaktan edindiğine şüphe yok. Ancak bu fikirlere dayanarak oluşturduğu Dalga Prensipleri’ni duyuran Elliott’ın Jenks’ten çok farklı kişilik özellikleri olduğunun ve Hristiyan ahlakçılığından ziyade, toplumsal dinamiğin unsurları ile ilgilendiğinin altını kalın çizgilerle çizmek gerekiyor.

1925 yılında Elliott tekrar Nikaragua’ya giderek, bu ülkenin yeniden yapılandırılması projesinde çalışmaya başlamış. Yaşamının en parlak kariyeri, sadece bir kaç ay sürmüş görünüyor. Aynı senenin Haziran ayında, Birleşik Devletler’in tüm elemanlarını geri çağırmasıyla, Elliott A.B.D.’ye geri dönmüş. Bu dönemde, hisse senetleri borsada işlem gören A.B.D. sermayeli Orta Amerika Uluslararası Demiryolları şirketine yönetici pozisyonu için başvurduğunu ve bu pozisyona kabul edilerek çok ciddi bir maaşla çalışmak üzere Guatemala’ya gittiğini öğreniyoruz. Elliott’ın son profesyonel pozisyonu bu olmuş. Bu dönemde Çayhane ve Kafeterya İşletmesi isimli bir kitap yazmış. Bu kitaptan Elliott’ın iş döngüleri hakkındaki fikirlerini öğreniyoruz.

1927 yılına gelindiğinde, Elliott’ı, Latin Amerika hakkında bir kitap üzerine çalışırken buluyoruz. Ancak, yaşamının en aktif ve parlak döneminde, ağır bir hastalık, onu Los Angeles’ta yaşadığı evine hapsederek, erken bir emekliliğe zorlamış. Kronik ateş ve kilo kaybıyla kendisini gösteren anemi, Elliott’ı seyahat edemez ve evden dışarı çıkamaz hale getirmiş.

1929 yılında hastalığı ilerleyek onu yatağına hapsederken, bu tarihte büyük bir borsa çılgınlığı da, ağır bir çöküş ve ekonomik buhranla sona ermekteydi. 20. yüzyılın en ağır ekonomik bunalımı dalga dalga yayılırken, 60’lı yaşlarının başındaki Ralph Nelson Elliott, Robert Rhea’nın Dow Teorisi kitabını okuyor ve 1932 yılında yazarın Dow Teorisi Yorumları isimli servisine abone oluyordu. Dow Teorisi ile başlayan borsa ilgisi, bu dönemde Elliott’ı hisse senedi piyasaları ile ilgili gözlemler ve daha önemlisi bazı önemli keşifler yapmaya itiyor ve Elliott yavaş yavaş Dalga Prensipleri’nin ana kalıplarını çıkartmaya başlıyordu. Elliott, yıllık, aylık, haftalık, günlük ve saatlik grafikleri inceledikçe, hisse senedi fiyatlarındaki dalgalanmaların hep aynı kalıplarla tekrar ettiğini keşfediyordu. Elliott hastalığıyla boğuştuğu bu dönemde yavaş yavaş, gözlemlerini bir prensipler bütünü halinde toplamaya başlamıştı. Bir taraftan birikimleri tükenirken, bir taraftan da hastalığında bir iyileşme başlamıştı. Bu iki koşul, Elliott’ı yeni bir profesyonel alana yönelme konusunda motive etmiş olsa gerek. İşte tam bu aşamada, Elliott 64 yaşında iken, “hayatımın 5 No’lu dalgası” dediği dönem de başlamıştı.

1934 yılının Ekim ayında, gözlemleri ve çalışmaları sonucu oluşturduğu fikirleri, finans dünyasına sunma özgüveni içinde önce Charles Collins’in finansal yazılarla ilgili bir servisine abone oldu, daha sonra da kendisiyle temas kurdu. 2 Aralık 1934 tarihinde, Collins, “kişiye özel ve gizli” ibareli bir mektup aldı. Mektupta R.N. Elliott, Dow Teorisi’ndeki eksikleri tamamlayan bir buluş yaptığını, bu buluşla dalga bitişlerini tespit etmenin, sınıflamanın ve tahminler yapmanın mümkün olduğunu yazıyordu. Elliott daha da ileri gitmiş ve piyasa hareketinin daha önceki hareketlerde olduğu gibi sınırlı bir düzeltme ile değil, bir ana piyasa çöküşü ile devam edeceğini yazmıştı. (Bu tahmin, 1937-38 yılındaki dramatik piyasa çöküşü ile doğrulanmıştı.)

Mektubunda, kendisini ziyaret ederek fikirlerini anlatmak istediğini söylüyor, Detroit’e seyahatinin masraflarını karşılamasını istiyordu. Collins mektuptan etkilenmiş, ancak tam tatmin olmamıştı. Elliott’ın önerisini nazikçe geri çevirdi ve tahminlerini yazmaya devam ederse mutlu olacağını söyleyerek, bir anlamda Elliott’ı başından savdı. Collins, buna benzer pek çok mektup alıyor, doğal olarak bu mektuplardaki fikirlerin çoğu temelsiz çıkıyordu. Elliott, Collins’e yazmaya devam etti. Mektuplarında “dalga teorisi”, ya da “beş dalga prensibi” ifadelerini kullanıyor ve bu ifadelerle analiz ettiği grafikler gönderiyordu. Ancak Elliott, buluşunun bir kaç yıl sürecek bir piyasa döngüsü ile sınanmaması konusunda ısrarcıydı.

Collins’e mektuplar yazdığı bu ilk dönemde, Elliott matematik, ritmler ve tekrarlar konusundaki fikirlerini anlatıyordu. Bu ilk dönemde Elliott sabit zaman dönemleri kullanıyordu. Mektupları yazarken, Dalga Prensipleri’nin yeni bulguları da yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. Bu arada Collins de Elliott’dan yağan mektuplara ilgi duymaya başlamıştı.

15 Ocak 1935’de, Collins Elliott’dan bir mektup aldı. Mektup’ta “Düzeltme, bugün, yarım saat önce sona erdi” yazıyordu. Gerçekten de, borsa düşüşünü, hızlı bir piyasa rallisi takip etti. Ancak 22 Ocak tarihinde Elliott rallinin bir düzeltme kalıbında olduğunu tespit ederek, yeni bir mektup yazdı ve “görüntü yeniden ayı piyasasına döndü” dedi. Gerçekten de piyasa iki saat sonra zayıfladı ve düşüş başladı.

Elliott’ın pek çok tahmini doğru çıkıyordu. Ancak bütün bu yazışmalar sırasındaki sık fikir değişiklikleri, her mektupta eklenen yeni bir kalıp, Collins’i rahatsız etmeye başlamıştı. Belki de kendi yöntemine güvenini test etmek için, Collins Elliott’a bir miktar sermayesini riske etmesini ve seçilmiş bir grup aboneye bir yorum servisi başlatmasını önerdi.

Anlaşılan o ki, Collins’in de kafası karışmıştı. 1935 yılının Şubat ayında Elliott, 17 sayfalık bir mektup yazdı. Takip eden iki ay içinde 12 sayfalık bir yazı ve 5 grafik daha gönderdi. Yazının başlığı, “Dalga Prensipleri” idi.

Bu dönemden sonra, Collins Elliott’ın mektuplarına daha sık cevap vermeye başladı ve kendisine okuması için bir takım kitaplar ve makaleler gönderdi. Gönderdiği kitaplardan anlaşıldığı kadarıyla, Elliott’ı Fibonacci sayılarıyla ilk tanıştıran da Collins olmuş. Fibonacci sayılarını kullanmaya başladıktan sonra, Elliott’ın kendi çalışmalarındaki eksik halkayı tamamladığını anlıyoruz. Bu dönemden sonra, Elliott’ın tahminlerinin daha dakik ve doğru olduğunu görüyoruz. Nihayet, hemen hemen tüm yorumcuların düşüşün devam edeceğini öngördüğü bir tarihte, 13 Mart 1935’de seans bitiminden hemen sonra, Elliott Collins’e ünlü telgrafını gönderiyordu. Bu telgrafta Elliott, tüm endekslerin son dibi oluşturduğunu yazmaktaydı. Bu telgraftan sonraki ilk seansta son dip görüldü ve 13 ay süren düzeltme sona ererek endeksler hızla yükselişe başladı.

elliott1.gif

Elliott’ın bu tahmini, artık Collins’i ikna etmişti. İki ay sonra, çok etkilendiğini belirten ve Dalga Prensipleri’nin şimdiye kadar bilinen en iyi tahmin yaklaşımı olduğunu söyleyen bir mektup yazdı. Elliott’la Dalga Prensibi isimli bir kitap yazması konusunda bir anlaşma yapıldı. Elliott, finans çevrelerinde adının iyi bilinmesi nedeniyle olsa gerek, Collins’e kitabın yazarı olmasını, ancak telif haklarının ikisinin adına oluşturulmasını teklif etti. Collins de bu teklifi kabul etti ve Elliott, Dalga Prensipleri’yle ilgili tüm bulgularını Collins’e anlattı. 1937 yılında Collins Elliott’ın orijinal buluşlarıyla ilgili olan Dalga Prensibi kitabı üzerinde çalışmaya başladı. Bu arada, Elliott New York’ta finansal danışmanlık işi yapan George P. Robinson’a da prensiplerini tanıttı ve Dalga Prensipleri’ni öğrenen üçüncü kişi de böylece Robinson oldu. 1937 yılında, Collins kitap üzerinde çalışırken, Robinson ve Todd Becker, Mart ayında oluşan zirveyi büyük bir kesinlikle tahmin ederlerken, dalga prensipleri de bir kez daha fiyat hareketi ilerlerken sınanmış oldu.

31 Ağustos 1938’de Collins “Dalga Prensibi” kitabını tamamladı. Kitabın ilk baskısının 500 adet olduğu zannediliyor. Yeni kariyerine 60’lı yaşlarının sonunda adım atan Elliott, 1938 yılından 1945 yılına kadar piyasa yazıları yazdı. Bu arada Collins de, kendi analizlerinde dalga prensiplerini kullanmaya başlamıştı. Ancak Collins, hiç bir yazısında Dalga Prensipleri ifadesini kullanmadı. Muhtemelen, henüz tam sınanmamış bir teorinin adını zikretmek istememişti.

1939 yılında, Elliott’a kendi çalışmaları ile ilgili olarak, Financial World dergisinde yazması önerildi. Elliott öneriyi kabul etti ve dergide 12 makalesi yayınlandı. Bu makaleler, finansal çevrelerdeki saygınlığını arttırdı ve 1940-1945 arasında Elliott resmi bir Eğitim Servisi’nde yıllık 60 dolar’lık bir abonelik bedeli karşılığında yazılar yazmaya başladı.

1940 yılından itibaren Elliott, Fibonacci sayı serileri ile daha yoğun ilgilenmeye başladı. 1942 yılında eşinin ölümünün ardından dikkatini felsefe, sanat, dinamik simetri, matematik, fizik, botanik, hatta Mısır ve piramitlere yoğunlaştırdı. 1945 yılında, son piyasa yazısını da yazdıktan sonra, tüm zamanını Dalga Prensipleri’ne yeni boyutlar katan kitabı Doğa’nın Yasası – Evren’in Sırrı kitabına verdi.

1946 yılında, Doğa’nın Yasası – Evren’in Sırrı tamamlandığında Elliott artık 75 yaşında idi. Kitap 1946 Haziran’ında yayınlandı ve 1000 adet basılan ilk kopyası çabucak tükendi.

Ralph Nelson Elliott, 15 Ocak 1948’de öldü.

Ölümünden sonra, öğrencilerinden hiçbiri, yayınlarını kaldığı yerden devam ettirme girişiminde bulunmadı. Ancak Dalga Prensipleri, çok başarılı analistlerce yıllarca kullanıldı ve Elliott’ın buluşu, piyasa analizinin hep en çok merak edilen yöntemi olarak günümüze kadar geldi.

Dalga Prensipleri, Elliott’ın çok geç yaşlarda ilgi duyduğu bir alanda, devrim niteliği taşıyan bir analiz ve tahmin yöntemi olarak doğdu. Elliott’tan sonra gelenler, bu yöntemi genellikle hemen hemen ilk duyurulduğu zamandaki biçimini hiç bozmadan kullandılar ve çok başarılı tahminler yaptılar. Dalga Prensipleri’ne yöneltilen eleştirilerin çoğu, prensiplerde öngörülen fikirleri yanlışlamaktan ziyade, ana fikre anti tez biçiminde ortaya konan düşüncelere dayanır. En azından, yıllardır Dalga Prensipleri üzerinde çalışan ve tüm piyasa analizlerini Dalga Prensipleri’ne dayandıran ben, bugüne kadar Dalga Prensipleri’nin tutarlı bir eleştirisini yapan ve gözlemsel ya da matematik geçersizliğini ortaya koyan herhangi bir çalışmaya rastlamadım. Pek çok devrimci yaklaşıma olduğu gibi, bu yaklaşıma da akademik-bilimsel çevrelerin yaklaşımı, görmezden gelme, yok sayma ve peşinen reddetmenin ötesinde ciddi bir değer taşımıyor. Elliott’ın ömrünün kısacık bir bölümünde, oldukça sınırlı veriler ve olanaklarla yaptığı buluşun şüphesiz geliştirilmeye ihtiyaç duyan alanları var. Bu alanlarda yapılacak çalışmalar, Dalga Prensipleri’ne yeni boyutlar getirecek ve daha geniş çevrelerce kabul edilip, kullanılmasını sağlayacaktır.

Ancak öncelikle, prensipte öngörülen anafikrin iyice kavranması, kalıpların yapılarının bilinmesi gerekiyor.

Borsanaliz.com finans platformunu oluştururken, derli toplu bir çalışma arşivi oluşturmayı, bu arşive Dalga Prensipleri’ne ilgi duyan herkesin katkısını sağlamayı ve bu konuda çalışma yapacak olanlara da kolayca ulaşabilecekleri bir kaynak sağlamayı amaçladık.


Yasal Uyarı
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.